Binicilik Sporu Hakkında Temel Bilgiler..
* Bu yazı, Türkiye Binicilik Federasyonu (TBF) Eğitim Kurulu tarafından, 22 farklı kaynak kitabın derlenmesiyle oluşturulan “Binici Olmak / Ders Kitabı 2″ adlı eserden alınmıştır. Bu kitap, TBF tarafından eğitim kaynağı olarak kullanılmak üzere yazılmış, çokyazarlı bir eserdir.
Binicilik Nedir?
1) Ata binilerek yapılan spor
2) At binme ustalığı
Temelinde barındırdığı doğa ve hayvan sevgisi sayesinde bir yaşam biçimi olan binicilik sporu; bireyin, yeryüzünün en soylu varlıklarından biri olan at ile birbirlerini tanıyarak, etkileyerek ve nihayette tamamlayarak oluşturdukları uyumu, kendilerini izleyenlere en estetik biçimde sundukları bir sanat olarak tarif edilebilir. Biniciliği aynı zamanda, at ve binicinin sahip oldukları kudret ve maharetleri sanatsal bir gösteriye dönüştürme süreci içerisinde, evrensel doğrulardan azami suretle istifade eden ve sürekli kendini geliştirme gayreti içerisinde olan bir bilim olarak da tanımlamak mümkündür.
İnsanoğlunun yaşamında tarihin ilk çağlarından itibaren yerini almış olan at, tarihî serüveni içinde değişik maksatlara hizmet etmiştir. İlk insanlarla beraber bir av hayvanı olarak beslenmek için kullanılan at, insanların onun diğer özelliklerini fark etmesi ve bunlardan faydalanmak üzere evcilleştirmesi ile 21’nci yüzyıla kadar birey ve toplum hayatında vazgeçilmez bir unsur olarak görev almıştır.
Gücü, sürati, heybeti ve dostluğu atı insanoğlunun ayrılmaz bir parçası yapmıştır. Sahip olduğu imkân ve kabiliyetler araştırıldıkça bir bir ortaya çıkmakta ve günümüzde binicilik sporu adı altında, birçok farklı branşta binicisi ile birlikte hünerlerini sergileyen yaşantısı, insanlar ve toplumlar tarafından büyük bir keyifle takip edilmektedir.
İnsanla at arasındaki arkadaşlığın kurulmasını sağlayan ve bilimsel bir sanat olarak yapılan binicilik, bugün gitgide teknikleşen çağımız insanını doğaya bağlayarak, fizik ve ruh gelişimini sağlayan en soylu sporlardan birisidir. Dolayısıyla sosyal ve kültürel kalkınmaya katkısı büyüktür. İnsan yaşamında, ata düşen ezeli ödevin sonsuza kadar önemini aynı düzeyde koruyarak sürdüreceğine kuşku yoktur.














